Seferihisar'daki bir inşaat projesinin iskan süreciyle ilişkilendirilen soruşturmada, kilit isimlerden gazeteci Evrim Ataman'ın rüşvet trafiğine dair itirafları, Özlem Akyılmaz'ın savunmasını daha ilk aşamada çürüttü. Ataman, belediye başkan yardımcısının talimatıyla 500 bin TL'lik rüşvet ödemesini bizzat Akyılmaz'ın hesabına yatırdığını detaylarıyla açıkladı. Ancak Akyılmaz, emniyet ve savcılık ifadesinde bu kişileri "kesinlikle tanımadığını" iddia etti. Hiç tanımadığı şahısların hesabına gönderdiği yarım milyon lirayı sorgulamadan kabul etmesini ise "Malatya'daki depremzede öğrencilere burs" gibi oldukça zayıf bir gerekçeyle açıklamaya çalışması, soruşturma dosyasında ciddi soru işaretlerine yol açtı.
Paraların İzindeki Ağbaba Gerçeği
Soruşturmanın en kritik halkasını ise MASAK tarafından hazırlanan raporlar oluşturdu. Raporda, Akyılmaz'ın hesabına "burs" adı altında yatan 500 bin TL'nin, yatırıldıktan sadece doksan dakika sonra CHP Milletvekili Veli Ağbaba'nın şahsi banka hesabına transfer edildiği tespit edildi. Akyılmaz, bu skandal transferi "Veli Bey'in bankacılık işlemlerini ben yönetiyorum, kredi kartı limitim yetmediği için parayı onun hesabına aktardım" diyerek savundu. Hayır amacıyla toplanan bağışların neden resmi bir yardım kuruluşu veya vakıf hesabı yerine, doğrudan bir milletvekilinin şahsi hesabına aktarıldığı sorusu ise yanıtsız kaldı.
Burs Savunması Kendi Partilisi Tarafından Çürütüldü
Özlem Akyılmaz'ın "yardım meleği" imajı, kendi partisinden isimlerin ifadeleriyle bir kez daha sarsıldı. Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın eşi Nermin Günay'dan gelen 500 bin TL'yi de "depremzede bursu" olarak tanımlayan Akyılmaz, Nermin Günay'ın savcılık ifadesiyle yalanlandı. Günay'ın, bu parayı eşinin ve oğlunun talebi üzerine seçim çalışmaları, araç kiralama ve seçim ofisi giderleri gibi siyasi finansman ihtiyaçları için gönderdiğini itiraf etmesi, "burs" savunmasının tamamen kurgu olduğunu kanıtladı.
Telefon Şifresi Bilmecesi
Delillerin karartılması şüphesini güçlendiren bir diğer nokta ise Akyılmaz'ın cep telefonuna dair takındığı tutum oldu. Soruşturmanın en önemli delil kaynağı olan cihazının şifresini vermekten kaçınan Akyılmaz, bu durumu "Veli Ağbaba'nın sosyal medya hesaplarını yönetiyorum, içinde özel fotoğraflar var" bahanesine dayandırdı. MASAK kayıtlarının, rüşvet ve yolsuzluk trafiğini banka dekontlarıyla kuruşu kuruşuna sabitlediği bir ortamda, Akyılmaz'ın cihazını kilitleme çabası, dijital ortamda silinmemiş başka kayıtlar olabileceği şüphesini daha da güçlendirdi. Soruşturmanın önümüzdeki günlerde, bu dijital verilerin analizi ve transferlerin nihai ulaştığı noktalar üzerinden daha da derinleşmesi bekleniyor.