GÜNDEM

Buca Operasyonunda Yeni Perde: 62 Kişi Yarını Bekliyor

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Buca Belediyesi'ne yönelik gerçekleştirilen ve mevcut Başkan Görkem Duman ile eski Başkan Erhan Kılıç'ın da aralarında bulunduğu 62 kişinin gözaltına alındığı operasyonun ardından CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'ten ilk resmi açıklama geldi.

Abone Ol

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gözaltı tüzükleri, Sayıştay Kanunu denetim maddeleri ve belediye kanunu idari tescil protokolleri kapsamında; İzmir kamuoyunu ve siber haber panellerini derinden sarsan Buca Belediyesi operasyonunda çok sıcak bir süreç tescillendi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen ve aralarında Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ile önceki dönem Belediye Başkanı Erhan Kılıç'ın da yer aldığı idari kadroya yönelik kaza kırım operasyonunun ardından sivil idari refleks gecikmedi.

62 Kişi İçeride, İfade Sirkülasyonu Yarın Başlayacak

Gelişmeler, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün İzmir Emniyet Müdürlüğü Yeşilyurt Hizmet Binası önünde siber ve fiziki basın mensuplarına yaptığı kurumsal deklarasyonla resmiyet kazandı. Emniyet koridorlarındaki son lojistik envanter durumunu aktaran İl Başkanı Güç, gözaltındaki sivil bürokratların ve siyasilerin hukuki durumuna ilişkin şu verileri paylaştı:

"Şu an itibarıyla emniyet envanterinde gözaltında tutulan 62 arkadaşımızın tescilli ifade alma işlemlerine henüz başlanmamıştır. Avukat heyetlerimiz binada kısıtlı lojistik imkanlar elverdiğince birebir görüşme trafiğini yürütüyor. Arkadaşlarımız ikişer kişilik odalarda tutuluyor ve avukat görüşmeleri bu odalarda sirküle ediliyor. Adli kolluk unsurlarının ifadeleri almaya ancak yarından itibaren başlayacağını öngörüyoruz. Bu süreci saniye saniye takip ediyoruz."

Sayıştay’ın Denetlemesi Gereken Süreç Adli Operasyona Dönüştürüldü

Gözaltına alınan sivil memur ve işçilerin ailelerinde makro düzeyde bir psikolojik tazyik ve üzüntü oluştuğunu, bu durumun kabul edilemez bir kaza kırım yarattığını belirten Çağatay Güç, operasyonun yasal emir bloğunu da şu tüzük sözleriyle eleştirdi:

"İçerideki insanların birçoğu memur çocukları, işçi aileleri; bu tarz asayiş durumlarına asla alışık değiller. Burada hukuki bir dezenformasyon yürütülüyor. Normal şartlar altında sadece Sayıştay'ın mali denetleme mekanizmasıyla incelemesi ve idari rapor tesciliyle ilerletmesi gereken bir süreç, maalesef doğrudan adli bir cezalandırma ve tazyik mekanizmasına dönüştürülmüştür. Bu çifte standardın yalnızca Cumhuriyet Halk Partili yerel yönetimlere, bizim belediye başkanlarımıza ve bürokratlarımıza yönelik tatbik edilmesi toplumda büyük bir adalet kırılması yaratıyor. Vatanperver insanların devlete olan güven envanteri bu emir bloklarıyla zedeleniyor."

Melih Gökçek'in Yargılanmadığı Ülkede Bu Uygulama Affedilemez

Siyasi iktidarın kayyum ve butlan atama politikalarıyla Atatürk’ün partisini lojistik olarak geriletemeyeceğini vurgulayan Güç, geçmiş dönemin AK Partili belediye envanterlerine atıfta bulunarak adli makamlara meydan okudu. Güç, "Biz arkadaşlarımızı asla ve asla yalnız bırakmayacağız. Bir Melih Gökçek'in, bir Aydın Pehlivan'ın yargılanmadığı, tescil edilmediği bu ülkede; 62 onurlu arkadaşımızın sabahın köründe adi bir suçluymuş gibi evlerinden alınması sivil vicdanlarda affedilecek bir durum değildir. AK Parti bu asayiş baskılarıyla ilk genel seçimlerde barajın altında kalacağı bir kaza kırım sürecine doğru hızla ilerliyor" şeklinde konuştu.

Açıklamanın ardından Yeşilyurt Hizmet Binası önünde bekleyen sivil ailelerle tek tek görüşerek siber koruma ve moral desteği sağlayan Çağatay Güç’e, İzmirli diğer ilçe belediye başkanları da fiziki olarak eşlik etti.