Türk futbolunun alt liglerinde eşine çok ender rastlanacak türden bir futbol mucizesi İstanbul Sarıyer Stadyumu'nun yeşil zemininde gerçeğe dönüştü. Nesine 3. Lig'e çıkma hayaliyle Bölgesel Amatör Lig Yükselme Play-off finalinde karşı karşıya gelen Bitlisspor 1916 ile Çarşambaspor arasındaki o dev mücadele, tribünleri dolduran binlerce taraftara ve ekran başındakilere adeta saç baş yoldurttu. Karşılaşmaya aslında hiç de istediği gibi başlayamayan ve henüz altıncı ile kırk birinci dakikalarda Batuhan Ayvaz'ın ayağından yediği şok gollerle bir anda iki sıfır geriye düşen Bitlis temsilcisi, umutların tükenmeye başladığı anlarda pes etmenin onlara uymadığını kanıtladı. Soyunma odasına başı önde ve moralsiz gitmek istemeyen Doğu Anadolu ekibi, kırk beşinci dakikada Ümit Koz ve hemen ardından 45+3. dakikada Tolga Keskin'in attığı muazzam gollerle skoru bir anda iki ikiye getirerek maça adeta sıfırdan ve çok daha güçlü bir şekilde yeniden başladı.
Uzatmalarda Gelen Altın Vuruş Ve Şampiyonluk Sevinci
İlk yarının son anlarında peş peşe gelen gollerin yarattığı bu inanılmaz geri dönüş rüzgarı, her iki takımın da ikinci yarıda çok daha temkinli, hata yapmaktan korkan ve tamamen taktiksel bir savaş vermesine zemin hazırladı. Normal süresi dişe diş bir çekişmeye sahne olmasına rağmen iki ikilik eşitlikle sona eren bu nefes kesici finalde büyük düğüm, heyecanın doruğa çıktığı uzatma devrelerinde çözüldü. Sahadaki futbolcuların yorgunluktan ayakta durmakta zorlandığı, krampların başladığı 105+1. dakikada bir kez daha sahneye çıkan maçın tartışmasız kahramanı Ümit Koz, meşin yuvarlağı ağlarla buluşturarak takımını üç iki öne geçiren o tarihi golü kaydetti. Kalan dakikalarda Çarşambaspor'un beraberliği yakalamak adına tüm riskleri alarak geliştirdiği şuursuz ataklara göğüs geren ve savunmada adeta etten bir duvar ören Bitlisspor 1916, hakemin son düdüğüyle birlikte yıllardır hasretini çektiği profesyonel lig biletini cebine koymayı başardı.
Dev Kutlama: Şehirde Bayram Havası Esiyor
Kazanılan bu destansı zaferin ve dökülen onca alın terinin yankıları sadece Sarıyer Stadyumu'nun sınırlarıyla kalmadı, doğudan batıya uzanan binlerce kilometrelik bir coşku köprüsü kuruldu. Tarihi karşılaşmayı yerinde takip etmek için memleketlerinden yola çıkarak İstanbul'a akın eden vefakar taraftarların yanı sıra, metropolde ve çevre illerde yaşayan binlerce Bitlisli de tribünleri hınca hınç doldurarak takımlarına maçın başından sonuna kadar olağanüstü bir itici güç sağladı. İstanbul'daki bu büyük coşkunun bir benzeri, maçın dev ekranlarda izlendiği Bitlis Mevlana Parkı'nda yaşandı. Yüzlerce vatandaşın yürekleri ağızda takip ettiği karşılaşmada son düdüğün çalmasıyla birlikte şehir adeta yerinden oynadı. Uzun yıllardır süren profesyonel lig hasretinin sona ermesiyle birlikte sokaklara dökülen taraftarlar, yaktıkları meşaleler, çektikleri halaylar ve hep bir ağızdan söyledikleri marşlarla geceyi aydınlatırken, Bitlisspor 1916'nın bu efsanevi başarısı kentin spor tarihine altın harflerle kazındı.