GÜNDEM

Beykoz Belediyesi Davasında Savcı Mütalaasını Sundu

Beykoz Belediyesi’ne yönelik yürütülen adli soruşturma kapsamında, görevinden uzaklaştırılan eski Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu davada savcılık mütalaasını açıkladı.

Abone Ol

İstanbul'da yerel yönetimler bünyesindeki idari işlemler ve harcamalar üzerinden başlatılan adli soruşturma sürecinde önemli bir hukuki safhaya geçildi. Beykoz Belediyesi’ne yönelik yürütülen ve kamuoyunun takibinde olan ceza davasında, görevinden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de dahil olduğu 4’ü tutuklu toplam 26 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada idia makamı, esasa ilişkin kurumsal mütalaasını mahkeme heyetine sundu.

Sanık Köseler: Müfettiş Raporları İdari Denetim Araçlarıdır

Duruşmada söz alan tutuklu eski Belediye Başkanı Alaattin Köseler, yasal savunmasını gerçekleştirdi. Silivri yerleşkesinde 463 gündür tek kişilik hücrede tutuklu bulunduğunu belirten Köseler, hakkındaki idari inceleme süreçlerine dair şu hukuki eleştirileri paylaştı:

İçişleri Bakanlığı müfettişinin 2020-2024 mali yıllarını kapsayan geniş bir dönemi incelemesi gerekirken, rasyonel bir dayanak olmaksızın yalnızca son 6 aylık evrak periyoduna odaklandığını savundu.

Müfettiş raporlarının temelde birer idari denetim aracı olduğunu hatırlatan Köseler, bu raporların derinlemesine sorgulanmadan veya bilirkişi incelemesi yerine konularak sulh ceza hakimliklerince mutlak delil sayılmasının adalet ilkeleriyle uyuşmadığını iddia etti.

Bilirkişi heyetinin nihai olarak belediye başkanının doğrudan yasal sorumluluğu bulunmadığı yönünde görüş bildirdiğini anımsatan Köseler, adli makamlara saygılı olduğunu ve kaçma şüphesinin bulunmadığını ifade ederek esaret durumunun kaldırılmasını talep etti.

Savcılık Yüksek Hapis Cezaları Talep Etti

Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını okuyan Cumhuriyet Savcısı, sanıkların gerçekleştirdikleri iddia edilen idari ve mali işlemlerin yasal mevzuattaki ceza karşılıklarını paylaştı. Mütalaada öne çıkan yasal yaptırım talepleri şu şekilde rasyolara yansıdı:

  • Alaattin Köseler Ve Veli Gümüş (Özel Kalem Müdürü): "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek", "zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma", "zincirleme şekilde kamu kurumu zararına dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" isnatlarıyla toplamda 25 yıldan 77 yıl 9 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları istendi. Köseler'in ayrıca iddia edilen örgütün lideri sıfatıyla tüm suçlardan doğrudan sorumlu tutulması talep edildi.

  • Uğur İnci: "Örgüt üyeliği", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu zararına dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahteciliğe yardım" suç kodlarından 21 yıl 9 aydan 63 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

  • Havva Dindar: "İhaleye fesat karıştırma", "dolandırıcılık" ve "sahteciliğe yardım" başlıklarından 15 yıl 3 aydan 50 yıl 3 aya kadar cezalandırılması yönünde görüş bildirildi.

  • Savcılık, tutuksuz olarak yargılanan Metin Ülgey ve Nuray Unutur'un üzerlerine atılı tüm suç unsurlarından beraat ettirilmesini kurumsal olarak talep etti.

Ara Karar: Havva Dindar Adli Kontrolle Serbest

Mütalaanın ardından ara kararını müzakere eden İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, tutuklu sanıklardan Havva Dindar’ın tutuklulukta geçirdiği süreyi ve mevcut delil durumunu rasyonel bularak tahliyesine hükmetti. Dindar hakkında yurt dışı çıkış yasağı ve haftada bir gün imza verme şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulandı.

Diğer tutuklu sanıklar Alaattin Köseler, Uğur İnci ve Veli Gümüş’ün hukuki durumlarındaki mevcut delil yoğunluğu gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme, savunma makamına mütalaaya karşı beyanda bulunmaları için süre tanıyarak duruşmayı 13 Temmuz tarihine erteledi.