GÜNDEM

Bakan Kurum Kasım 2026'daki Antalya COP31 Buluşmasını İşaret Etti

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında yayımladığı özel mesajda, Türkiye'nin uzun vadeli emisyon hedeflerini ve kasım ayında Antalya'da gerçekleştirilecek olan küresel iklim buluşmasının perde arkasını araladı.

Abone Ol

Tüm dünyada ekolojik dengelerin korunması, iklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilir bir gelecek inşa edilmesi amacıyla kutlanan 5 Haziran Dünya Çevre Günü ile Türkiye Çevre Haftası, bu yıl başkent Ankara'dan yükselen çok güçlü ve stratejik mesajlara sahne oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya mecraları üzerinden paylaştığı kapsamlı bir video mesajla hem Türkiye'nin yeşil dönüşüm politikasındaki kararlılığını bir kez daha ilan etti hem de ülkenin yakın gelecekte küresel iklim diplomasisinde üstleneceği tarihi role dikkat çekti. Toprağın, havanın ve suyun sadece bugünün nesillerine ait olmadığını vurgulayan Kurum, bu unsurların gelecek kuşaklardan devralınan kutsal birer emanet olduğunu ifade etti.

Bakan Kurum, devlet omurgasının çevre politikalarına bakış açısını "emanete sahip çıkmak" olarak nitelendirerek, bunun sadece idari bir sorumluluk değil, aynı zamanda milletçe sahiplenilen ortak bir değer ve insani bir vicdan borcu olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı liderliğinde yürütülen çevre seferberliklerine değinen Bakan Kurum; korunan doğal alanların sınırlarının genişletilmesinden kentlere nefes aldıran devasa yeşil alan projelerine, kıyı şeritlerinin uluslararası temizlik standartlarının sembolü olan mavi bayraklarla donatılmasından Sıfır Atık Hareketi'ne kadar uzanan geniş bir başarı bilançosunu kamuoyuyla paylaştı.

Küresel Arenada Antalya Eşiği: Gözler Kasım Ayında

Haberin en çok dikkat çeken ve uluslararası çevre koridorlarında yankı uyandırması beklenen kısmını ise kasım ayı içerisinde Antalya'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan küresel iklim zirvesi oluşturdu. Kısa adı COP31 olan bu devasa uluslararası buluşmanın, Türkiye'nin çevre alanındaki kararlı duruşunun küresel sahnedeki en somut yansıması olacağını belirten Bakan Kurum, ülkenin bu zirveye son derece hazırlıklı ve güçlü bir vizyonla katılacağını müjdeledi. Türkiye'nin 2053 yılı için koyduğu "Net Sıfır Emisyon" hedefine giden yolda bu zirvenin bir milat olacağını ifade etti.

Zirvenin önemine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Bakan Kurum, "Daha adil bir dünya mümkün, daha güzel bir gelecek mümkün diyerek yola çıkıyoruz. Türkiye bu büyük buluşmada dünyaya sadece teorik vaatler ya da içi boş sözler sunmayacak. Tam aksine, kendi sınırları içinde başarıyla hayata geçirdiği, sahada bizzat uygulanmış ve sonuç vermiş güçlü projeleri dünya devletlerinin masasına koyacak" ifadelerini kullandı. Bu hamle, Türkiye'nin sadece kendi çevresini koruyan bir aktör olmanın ötesine geçerek, yeşil kalkınma modelinde dünyaya rehberlik etme iddiasını ortaya koyuyor.

Doğa Bir Gün Susarsa İnsanlık Çaresiz Kalır

Bakan Kurum'un konuşmasının son bölümündeki felsefi ve uyarıcı ton, çevre krizinin insani boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Doğaya sahip çıkmanın doğrudan doğruya insanlığın kendi geleceğine sahip çıkması anlamına geldiğini hatırlatan Kurum; suyu korumanın hayatı, toprağı korumanın ise vatanı korumakla eş değer olduğunu belirtti. Kurum, "Doğa bir gün susarsa, insanlığın bütün sözleri yarım kalır" diyerek, çevre kirliliği ve küresel ısınmanın geri dönülemez bir noktaya ulaşması durumunda insanlığın ürettiği tüm medeniyet unsurlarının anlamsızlaşacağı uyarısında bulundu.

Toplumun tüm kesimlerini toprağın sesine kulak vermeye, suyun hakkını savunmaya ve çocukların yarınlarını güvence altına almaya davet eden Bakan Kurum, bu vizyoner mesajıyla Türkiye Çevre Haftası'nın fitilini de ateşlemiş oldu. Siyasi analistler ve çevre uzmanları, kasım ayındaki büyük zirve öncesinde Ankara'nın bu denli net ve kararlı bir ton kullanmasını, uluslararası müzakerelerde Türkiye'nin elini güçlendirecek stratejik bir hamle olarak yorumluyor. Uygur Haber Ajansı olarak, Antalya'daki tarihi zirveye giden süreci, yeşil dönüşüm politikalarını ve küresel çevre diplomasisinin tüm gizli şifrelerini tarafsız bir dille takip edip ekranlarınıza taşımaya devam edeceğiz.