GÜNDEM

Bakan Çiftçi’den CHP Tahliyesine İlişkin Açıklama

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, CHP Genel Merkezi'nin tahliyesine ilişkin süreci açıkladı: "Parti içi davalı ve davacı taraflar kendi aralarında anlaşamadı. Mahkeme kararı, yine CHP yönetiminin resmi talebiyle emniyetimizce uygulandı."

Abone Ol

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi binasının adli makamların kararı doğrultusunda tahliye edilmesi sürecine ilişkin kapsamlı ve kurumsal açıklamalarda bulundu. Al Jazeera televizyonuna mülakat veren Bakan Çiftçi, tahliye operasyonunun devlet kurumlarının veya güvenlik güçlerinin kendi inisiyatifiyle başlattığı bir süreç olmadığını, tamamen CHP içerisindeki delegelerin ve aktörlerin yargıya başvurması sonucu doğan hukuki bir zorunlululuk olduğunu vurguladı. Bakan Çiftçi, "CHP içindeki davalı ve davacı taraflar kendi aralarında anlaşamadılar ve mahkeme kararı yine CHP yönetiminin talebiyle güvenlik birimlerimiz tarafından uygulanmak durumunda kalındı" dedi.

Süreç CHP Adına Yapılan Taleplerle Başladı

Hukuk devletinde bağımsız mahkemelerce verilen kararların uygulanmasının anayasal bir esas olduğunu hatırlatan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara Emniyet Müdürlüğünün yalnızca hukukun çizdiği sınırlar dahilinde hareket ettiğini belirtti. Sürecin işleyişine dair kurumsal bilgileri paylaşan Bakan Çiftçi, şu ifadeleri kullandı:

"Bu süreç, CHP içerisindeki bazı isimlerin ve delegelerin adli yargı mercilerine yaptığı başvurularla hukuken başlamış ve neticede mahkeme tarafından tahliye kararı verilmiştir. Devamında, yine CHP adına yetkili organlarca yapılan resmi başvurularla, söz konusu mahkeme kararlarının uygulanmasına ilişkin talepler Ankara Emniyet Müdürlüğümüze yazılı olarak iletilmiştir. Ortaya çıkan bu tablo, bir parti içi gerilimin ürünüdür ve güvenlik güçlerimiz bu siyasi tartışmanın asla bir tarafı değildir."

Müdahalede Sınır Aşılmamıştır, Taraflara Uzlaşma Süresi Tanındı

İçişleri Bakanlığının siyasi partilerin iç çekişmelerine alet edilmesine asla müsaade etmeyeceklerinin altını çizen Bakan Çiftçi, tahliye anına kadar uzlaşma zeminini zorladıklarını açıkladı. CHP’den gelen bir heyetin randevu talebini kabul ederek makamında görüştüğünü de doğrulayan Çiftçi, tahliye sürecinin insani ve hukuki boyutunu şu sözlerle aktardı:

"CHP yönetimiyle son ana kadar kurumsal diyalog içinde olduğumuzu kendileri de yakından bilmektedir. CHP içindeki davalı tarafların bir araya gelerek Genel Merkez binasını kendi iradeleriyle, suhulet içerisinde boşaltabilmeleri için kendilerine makul bir zaman da tanınmıştır. Ancak taraflar kendi aralarında uzlaşma sağlayamadıkları için mahkeme kararı Ankara Valiliğimizin koordinasyonunda, emniyet birimlerimizin azami sağduyusu ve orantılılık ilkesi çerçevesinde uygulanmıştır. Güvenlik güçlerimizin tutumunda hukuki sınırların aşıldığına dair hiçbir idari tespit bulunmamaktadır."

Cumhurbaşkanlığı Makamı ve Devlet Kurumları Hedef Gösterilemez

Yaşanan parti içi krizin ardından Cumhurbaşkanlığı makamının ve devletin anayasal kurumlarının hedef tahtasına oturtulmaya çalışılmasını sert bir dille eleştiren İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, demokratik siyaset kültürünün tahrip edilmek istendiğine dikkat çekti.

Bakan Çiftçi, "Muhterem Cumhurbaşkanımıza, Cumhurbaşkanlığı makamına ve anayasal kurumlarımıza yönelik tehdit, hakaret ve hedef gösterme girişimleri hukuk devleti ilkesiyle asla bağdaşmaz. Demokratik siyasette eleştiri hapsi meşrudur; ancak provokasyon, tehdit ve kamu düzenini riske atan söylemler bu sınırı aşar. Hiçbir şahıs veya grubun vatandaşlarımızın güvenliğini tehdit etmesine ve güvenlik güçlerine mukavemet göstermesine müsaade etmedik, etmeyeceğiz" diyerek açıklamalarını tamamladı.