GÜNDEM

Ayhan Bora Kaplan Davasında Şok İddia

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında tanık olarak dinlenen avukat Ramazan Tufan, müşteki Erkan Doğan’a ait olduğu öne sürülen WhatsApp yazışmalarının kriminal incelemede dahi tespit edilemeyecek sahtelerinin üretilmesi için kendisinden 100 bin dolar talep edildiğini iddia etti.

Abone Ol

Adalet Bakanlığı ceza muhakemesi kanunları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı müracaat tüzükleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele envanterleri kapsamında; kamuoyunun yakından takip ettiği Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında idari ve hukuki süreç yeni tanık beyanlarıyla tescillenmeye devam ediyor. İstinaf mahkemesinin bozma ilamının ardından iki farklı dosyayla birleştirilen ve toplamda 76 sanığın yasal mevzuat çerçevesinde yargılandığı davanın görülmesine Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce devam edildi.

Sincan’da Yoğun Güvenlik Önlemleri Altında Duruşma

Hadise, Sincan Kapalı Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesindeki çok amaçlı duruşma salonunda tescillendi. Mahkeme başkanı koordinesinde açılan celsede, tutuklu yargılanan sanık Ayhan Bora Kaplan ile siber ve fiziki basında "M7" kod adıyla tescil edilen gizli tanık Serdar Sertçelik mahkeme salonunda hazır bulundu.

Duruşmanın ilk safhasında, gizli tanık Serdar Sertçelik’in firari olarak bulunduğu Macaristan koordinatlarından irtibat kurduğu iddia edilen eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Y.D. tanık kürsüsüne çıkarıldı. Y.D., siber iletişim kayıtlarına geçen görüşmeye dair, "Serdar Sertçelik beni yurtdışından aradı. Bir avukatın Dubai mülki sınırlarında tutuklandığını, bu sayede kendisinin aklanacağını öne sürerek tutuklanmama garantisi verilirse Türkiye’ye geleceğini söyledi. Ben de konunun yargıyı ilgilendirdiğini belirttim ve bu sirkülasyona dair resmi rapor tutup İl Emniyet Müdürü ve Vali’ye teslim ettim" şeklinde ifade verdi.

Telefon Numarasıyla Kriminalin Anlayamayacağı Yazışma

Duruşmanın kapanış sirkülasyonu esnasında sanık Ayhan Bora Kaplan’ın talebi üzerine duruşma yeniden açılarak avukat Ramazan Tufan tanık sıfatıyla dinlendi. Tufan, davanın seyrini etkileyecek sarsıcı bir kaza kırım iddiasını mahkeme heyetine sundu. Müşteki Erkan Doğan’a ait olduğu öne sürülen WhatsApp veri tabanı yazışmalarının sahteliğini araştırırken Mustafa Öztaş isimli şahısla Çukurambar'daki bir pastanede fiziki olarak bir araya geldiklerini belirten Tufan, şu beyanları tescil ettirdi:

"Görüştüğümüz şahıs, Erkan Doğan’ın sadece cep telefonu numarası envanterini kullanarak, siber kriminal inceleme ekiplerinin dahi ayırt edemeyeceği nitelikte sahte WhatsApp yazışma panelleri kurgulayabileceğini söyledi. Bu siber manipülasyon lojistiği karşılığında bizden 100 bin dolar nakit talep etti. Ancak Bora Kaplan bu finansal maliyeti ve yöntemi kabul etmedi."

Kaplan: 100 Bin Dolara Değmez Diyerek Vazgeçtik

Söz konusu iddiaların ardından duruşmada söz alan davanın hem sanığı hem de katılanı konumundaki eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik’in müdafi, tanık Tufan’a yazışmaların sanık lehine dizayn edilip edilmeyeceğini ve Kaplan’ın bu parayı vermekten neden imtina ettiğini sordu. Tufan, Kaplan'ın halihazırdaki yazışmaların sahteliğine inandığı için misilleme olarak mahkemeye sunmak üzere bu yola başvurduğunu kaydetti. Sanık Ayhan Bora Kaplan ise bizzat söz alarak, "Diğer müdafi avukatlarımla yaptığım hukuki lojistik istişarelerde, sadece WhatsApp veri envanterinin çözülmesinin mahkeme tüzüğünce yeterli olmayacağı tescillendi. Biz de 100 bin dolarlık bu harcamaya değmeyeceğini düşünerek fikirden tamamen vazgeçtik" dedi.

Emniyette Baskı Ve İfade Müdahalesi İddiası

Duruşmanın son bölümünde gözaltı ve siber MASAK raporu tescil süreçlerine değinen Ayhan Bora Kaplan, kolluk kuvvetlerinin ifade alma protokollerine hukuka aykırı şekilde müdahale ettiğini öne sürdü. Aile bireylerinin asayiş unsurlarınca gözaltına alınması üzerinden kendisine psikolojik tazyik uygulandığını iddia eden Kaplan, resmi ifadesinin yer aldığı bazı envanter sayfalarının değiştirildiğini ve farklı avukat tescilleriyle imzalatıldığını savunarak tahkikat süreçlerini eleştirdi.

Taraf beyanlarının siber tutanaklara kaydedilmesinin ardından Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı, duruşma takvimini yarın saat 10.00’a ertelediğini duyurdu.