Suudi Arabistan merkezli medya organlarından Al Arabiya'nın uluslararası diplomasi kulislerine dayandırdığı son derece çarpıcı iddialara göre, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki dolaylı müzakerelerde yeni ve oldukça kritik bir sayfa açılıyor. İki ülke arasında aylardır süregelen ve tüm dünyanın yakından takip ettiği anlaşma arayışları kapsamında, tarafların 11 Temmuz tarihinde Pakistan'ın ev sahipliğinde bir kez daha bir araya gelmesi bekleniyor. Bölgede kalıcı bir sükunetin sağlanması ve tırmanan gerilimin kontrol altına alınması amacıyla yürütülen bu hassas diplomatik temaslar, hem Orta Doğu'nun hem de küresel siyasetin geleceği açısından tarihi bir önem taşıyor. Arabulucu ülkeler üzerinden yürütülen bu dolaylı diplomasinin yeni durağı olan Pakistan zirvesinin, taraflar arasında nihai bir mutabakata varılması yönünde çok kritik bir eşik olabileceği değerlendiriliyor.
Masadaki Üç Hayati Gündem Maddesi
Pakistan'da gerçekleştirilmesi planlanan bu tarihi zirvenin gündemi ise oldukça yoğun ve bir o kadar da karmaşık başlıklardan oluşuyor. Sızdırılan diplomatik bilgilere göre, tarafların masasında çözülmeyi bekleyen üç temel düğüm bulunuyor. Bunların ilki ve en önemlisi, Washington yönetiminin uzun yıllardır Tahran üzerinde uyguladığı ve İran ekonomisini derinden sarsan kapsamlı yaptırımların geleceği olacak. İkinci kritik başlık olarak, bu yaptırımlar çerçevesinde uluslararası bankalarda el konulan ve İran'ın şiddetle ihtiyaç duyduğu dondurulmuş devasa varlıkların serbest bırakılma süreci ele alınacak. Görüşmelerin bel kemiğini oluşturacak üçüncü ve belki de en zorlu konu ise, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini ve genel nükleer programını sınırlandırmasına yönelik vereceği uluslararası garantilerin detayları olacak.
İran Heyeti Henüz Netleşmedi
Tarihi görüşmeye sayılı günler kala, İran kanadında masaya oturacak diplomatik heyetin seviyesi ve kimlerden oluşacağı ise henüz belirsizliğini koruyor. Diplomatik kaynaklar, Tahran yönetiminin müzakere ekibini belirleme sürecini yaşanan son siyasi krizler nedeniyle beklemeye aldığını ifade ediyor. Bu ertelemenin temel gerekçesi olarak ise, yakın zamanda Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in ortaklaşa düzenlediği şiddetli saldırılarda hayatını kaybeden İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney için düzenlenen geniş çaplı cenaze törenleri gösteriliyor. Üst düzey yetkililerin aktardığına göre, Hamaney'in ulusal yas eşliğinde süren cenaze merasimlerinin tamamen sona ermesi ve devlet kademelerindeki planlamaların tamamlanmasının ardından, Pakistan'a gönderilecek heyetin resmi profili kesin olarak netlik kazanacak.
Doha Görüşmeleri Diplomatik Umutları Yeşertmişti
Pakistan'daki yeni müzakere turunun habercisi olan bir önceki diplomatik temas, geçtiğimiz çarşamba günü Katar'ın başkenti Doha'da teknik heyetler düzeyinde gerçekleştirilmişti. Bu dolaylı görüşmelerin hemen ardından Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın süreci oldukça iyi ve verimli olarak nitelendirmesi, uluslararası kamuoyunda kalıcı bir anlaşmaya varılabileceği yönündeki beklentileri oldukça yükseltti. Nitekim İran cephesinden gelen resmi açıklamalar da bu iyimser havayı destekler nitelikteydi. İranlı yetkililer, Katar'daki çetin pazarlıklar sonucunda yurtdışında dondurulmuş olan milyarlarca dolarlık varlıklarının belirli bir bölümünün serbest bırakılması konusunda prensipte anlaştıklarını duyurmuştu. Buna ek olarak, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi'nin yaptığı son açıklama, diplomasinin kusursuz işlediğine dair güçlü bir sinyal verdi. Garibabadi, taraflar arasında daha önce imzalanan mutabakat zaptının korunması, olası diplomatik ihlallerin anında bildirilmesi ve şeffaf bir şekilde kayıt altına alınmasını sağlayacak resmi bir iletişim kanalının kurulması hususunda tam bir uzlaşmaya varıldığını müjdeleyerek sürece olan inancı pekiştirdi.