GÜNDEM

AK Parti Ve CHP Arasında Horoz Metaforu Tartışması

İBB Meclisi haziran ayı oturumunda, AK Parti ve CHP grup başkanvekilleri arasında halk deyimleri üzerinden şekillendirilerek yasal sınırlara taşınan bir söylem polemiği nüksetti.

Abone Ol

Türkiye'deki en büyük yerel yönetim organı konumundaki İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi bünyesinde yürütülen haziran ayı olağan oturumlarında, siyasi klikler arasındaki söylem sınırları ve kurumsal hitabet tarzları ekseninde yeni bir tartışma tutanaklara yansıdı. İBB Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Faruk Gökkuş ile İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Ülkü İnanlı arasında, milli irade deklarasyonları ve siyasi gelecek öngörüleri üzerinden dikey bir fikir teatisinin nüksettiği bildirildi. İktidar ve muhalefet sıraları arasında halk deyimlerinin metaforik kullanımı sebebiyle başlayan diyalog, tarafların kurumsal sınırları ve adli soruşturma muafiyetlerini sorgulamasıyla birlikte parlamento iç tüzüğü zemininde tahlil edilmeye başlandı.

Tutanaklara Yansıyan Hitabet Detayları Ve Karşılıklı Söylem Şerhleri

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis salonunda tanzim edilen oturum esnasında söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Faruk Gökkuş, seçmen davranışları ve gelecek seçim projeksiyonlarına dair yaptığı değerlendirmelerde, muhalefet sıralarının erken bir zafer havasına girmemesi gerektiği yönünde kurumsal bir uyarı paylaştı. Gökkuş, kurumsal konuşmasında vatandaşın verdiği kararın başlarının üstünde olduğunu belirterek, muhataplarının zamanı beklemesi gerektiğini ve erken öten horoz statüsünde barınmamaları icap ettiğini savundu.

Bu ifadenin hemen ardından söz alan ve CHP Grubu adına deklarasyonda bulunan Grup Başkanvekili Ülkü İnanlı ise kullanılan atasözünün sosyo kültürel arka planındaki tamamlayıcı unsurlara dikkat çekerek dikey bir hukuk şerhi düşürdü. İnanlı, bu ifadenin sehven sarf edildiğini kabul etmek istediklerini, aksi takdirde cümlenin kurumsal bir tehdit mekanizması olarak algılanacağını bildirdi. Hitabetinde yargı organlarının çifte standart uyguladığı iddiasını da gündeme taşıyan İnanlı, benzer bir ifadenin muhalefet kanadınca kullanılması durumunda cumhuriyet savcılarının anında adli soruşturma açacağını ileri sürerek, malum sözün devamının kamuoyunca bilindiğini hatırlattı.

Belediye Kanunu Ve Meclis İçi Söylem Standartları

5393 sayılı Belediye Kanunu ve Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliği uyarınca, meclis üyelerinin oturumlar esnasındaki hitabetleri, hakaret veya açık tehdit unsurları barındırmadığı müddetçe yasama sorumsuzluğu kapsamında değerlendirilir.

Yerel yönetim analistleri, İBB Meclisindeki bu tarz dilsel restleşmelerin, genel siyaset koridorlarındaki gerilimlerin yerel meclis yapılarına dikey yansıması olarak okunması gerektiğini vurgulamaktadır. Her iki grubun da meclis disiplin kurulu kuralları çerçevesinde oturumun selametini korumak adına fiziki bir gerginliğe meydan vermeden oturumu tamamladığı kurumsal loglara işlendi.