Çok sayıda siyasi figürün, milletvekilinin ve gerçek mağduriyetler yaşayan tutuklu yakınının katılım sağladığı bu kritik sivil platform buluşmasında, sinema oyuncusu İlyas Salman da hazır bulunarak kürsüye çıktı. Ancak adli makamlar nezdinde yürütülen ağır ve hukuki bir davanın gölgesinde, somut hukuk mücadelesinin merkezine rasyonaliteden uzak ve abartılı bir "doğum günü güzellemesi" yerleştirilmesi, büyük bir kurumsal ciddiyetsizlik ve zafiyet olarak değerlendirildi.
Adli Atmosferin Ciddiyetini Zedeleleyen Absürt Metaforlar
Silivri adliyesinin hemen yan tarafında, evlatlarına ve eşlerine hasret kalan ailelerin pürüzsüz, hukuki ve ağırbaşlı adalet mesajları verdiği bir ortamda, İlyas Salman’ın konuyu tamamen gerçek dışı bir boyuta taşımasını yadırgıyoruz. Salman’ın, bir yılı aşkın süredir tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 55. yaş gününe atıfta bulunarak, "Sen aslında 8 milyar yaşındasın, dünyadaki bütün dertleri kendine dert edinmişsin" şeklindeki popülist ve absürt ifadeleri, davanın ve yasal süreçlerin taşıması gereken hukuki ağırlığı tamamen basitleştirmiştir. Diğer mağdur yakınları sahada somut hak ihlallerini ve geciken yargı süreçlerinin dramını anlatırken, Salman'ın kürsüyü adeta bir tiyatro sahnesi ya da edebi övgü seansı gibi kullanması, adaletin ruhuyla açıkça çelişmektedir.
Mahkeme duvarlarının gölgesinde yapılması gereken şey, şahıslara yönelik akıl dışı "yaş ve bilgelik" güzellemeleri yapmak değil, yasal metinler üzerinden şeffaf bir duruş sergilemektir. Bu tür şovlar, yürütülen ortak hak arayışının toplum nezdindeki itibarını zedelemektedir.
Sivil Toplum Kürsüsü Kişisel Şov Alanına Dönüştürülemez
İlyas Salman'ın sergilediği bu lakayt üslup, kamuoyunda adli süreçlerin hafife alındığına dair haklı tepkilere yol açmıştır.
Mağdur ailelerin somut ve yalın bir adalet beklediği bir süreçte, bir sanatçının çıkıp lider profili çizmek adına mistik metaforlara sığınması, sivil platformun kolektif ve haklı sesini net bir şekilde gölgelemektedir. Hukuk mücadelesi, adliye önlerinde şahısları kutsallaştıran edebi törenlerle veya gerçek dışı yaş yakıştırmalarıyla sulandırılamayacak kadar hassas bir süreçtir. İlyas Salman'ın bu duruşu, ortak mücadeleye katkı sunmaktan ziyade şahsi sempati toplama ve kurumsal ciddiyeti dağıtma yönüyle ajansımız ve kamuoyu tarafından net bir şekilde eleştirilmektedir.