Türkiye'nin en yüksek zirvesi olan Ağrı Dağı, uzun süredir cevabı aranan hüzünlü bir hikâyeye ev sahipliği yaptı. Geçtiğimiz 22 Mart tarihinde 5 kişilik bir grupla zirve tırmanışına çıkan 58 yaşındaki Sevim Yılmaz, rotanın 4 bin 700 metre rakımına ulaşıldığında yorgunluk gerekçesiyle kampa geri dönme kararı almıştı. Gruptan ayrılan ve kampa ulaşamayan dağcının kaybolması üzerine bölgede geniş çaplı arama kurtarma çalışmaları başlatılmıştı. Ancak zorlu kış koşulları, dondurucu soğuklar ve yüksek irtifanın getirdiği teknik imkânsızlıklar nedeniyle arama faaliyetleri uzun süre sekteye uğramıştı. Havaların ısınmasıyla birlikte bölgedeki çalışmalar yeniden en üst seviyeye taşınmıştı.
İHA Ve SİHA Desteğiyle Yürütülen Kapsamlı Arama Çalışmaları
Kayıp dağcıyı bulmak için AFAD, İl Jandarma Komutanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü, UMKE, İl Özel İdaresi, Van AFAD ve Kızılay ekiplerinden oluşan geniş bir kadro sahada görev aldı. Zorlu arazi koşullarına rağmen tüm devlet imkânlarının seferber edildiği operasyonda, Jandarma Genel Komutanlığı'na bağlı İHA ve SİHA teknolojileri devreye sokuldu. Bölgede kesintisiz devam eden hava keşifleri, 11 Temmuz tarihinde meyvesini verdi. Kayıp dağcının son görüldüğü noktada bulunan kişisel eşyalar, ekiplerin umutlarını yeniden yeşertti ve arama çemberi bu bölge üzerinde daraltıldı.
4700 Metrede Bulunan Naaş İçin Tahliye Süreci Başladı
Yapılan planlı çalışmalar sonucunda 12 Temmuz günü 4700 metre rakımda, Sevim Yılmaz'a ait olduğu değerlendirilen cansız bedene ulaşıldı. Ağrı Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, naaşın zorlu bölgeden güvenli alana indirilmesi adına 40 kişilik uzman bir kurtarma ekibinin tahliye operasyonuna başladığı belirtildi. Yürekleri dağlayan gelişmenin ardından, bulunan cenazenin kimlik tespitinin kesinleşmesi için adli tıp kurumunda yapılacak DNA incelemelerinin bekleneceği ifade edildi. Tırmanış tutkusuyla yola çıkan ve zirve yolunda hayatını kaybeden dağcının kaybı, spor camiasını ve kamuoyunu derin bir üzüntüye boğdu.