AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin 3'üncü yıl dönümünde açıklama yaptı. Pehlivan, depremlerin 1'inci derecede 11 ili ve 14 milyon kişiyi etkilediğini söyledi. Ali Hamza Pehlivan, 26 bin binada arama kurtarma çalışması yapıldığını, toplamda 750 bin bağımsız bölümün ya yıkık ya ağır hasarlı ya da orta hasarlı halde olduğunu belirtti. Her yaşanan afet sonrası, devam eden çalışmaları daha ileri noktalara taşımak için değerlendirmeleri yaptıklarını söyleyen Pehlivan, "2023'ün 6 Şubat'ı sonrası da AFAD olarak kapasitemizi daha da artırmak yöndeki çalışmalarımız ivme kazandı. Nitekim kendi arama kurtarma kadrolu personel sayımızı 3 bin 600'e çıkardık. Bu sene 1000 kadro daha alıyoruz, 4 bin 600 olacak. Ama biz TAMP kapsamında bütün kurumların kapasitelerini de kullanıyoruz. Nitekim bütün bakanlıklara bağlı kurum kuruluşların ve sivil toplum kuruluşlarının ekiplerinden oluşan, akredite ettiğimiz arama kurtarma personelleri var. Bu sayımızı 152 bine çıkardık. Yani 10 kat arttırmış olduk" diye konuştu.
GÖNÜLLÜ BAŞVURUSU 1,6 MİLYON
Ali Hamza Pehlivan, gönüllülük çalışmaları olduğunu ifade ederek, "Gönüllü başvuru sayımız bugün itibarıyla 1,6 milyon üzerine çıkmış durumda. Ve bu gönüllülerimizin yaklaşık 370 bininin internet üzerinden eğitimlerini aldırmış durumdayız. Yine bu rakam içerisinde yaklaşık 80 bini de birebir eğitim almak suretiyle AFAD gönüllüsü olmuş durumda. Toplamda 501 ekip, 16 bin 500 de gönüllülerden müteşekkil, hem sivil toplum hem de kamu kurumlarından oluşan bir çalışmamız oluyor" ifadelerini kullandı.
1204 DEPREM İZLEME MERKEZİMİZ VAR
Pehlivan, bir yandan teknolojik imkanların da her geçen gün geliştiğini belirterek, "Şu anda bulunduğumuz Afet Acil Durum Yönetim Merkezi'nde 160 ayrı ekranımız var. Burada 138 bin kameraya, kurum kuruluşların kullandığı kameralara bağlanabiliyoruz. 40'a yakın İHA'ya yine canlı bağlanabiliyoruz. Ve bizim şu anda yurt genelinde özellikle de Allah korusun bir afet anında ihtiyaç durumu araç gereç olabiliyor; vincinden kamyonuna kadar 79 bin aracı buradan takip edebiliyoruz. Ve envanter olarak da toplamda 150 binin üzerinde araç izlenebiliyor, takip edilebiliyor. Burada ayrıca ofislerimiz var, Deprem İzleme Değerlendirme Merkezimiz var. Anlık oraya veriler geldiğinde ki 6 Şubat sonrası bunu daha da artırdık. 1204 deprem izleme sistemimiz var, sensör sistemimiz var. Ve Avrupa'nın en büyük şu anda sistemine sahibiz. Buraya gelen bilgiler birkaç dakikalar içerisinde analiz ediliyor ve kamuoyuyla da paylaşılıyor" dedi.
72 EKİPMANIN 52'SİNİ YERLİLEŞTİRDİK
AFAD olarak planlarını güncellediklerini belirten Ali Hamza Pehlivan, şöyle konuştu:
"Arama kurtarmada kullandığımız ekipmanlarımız var. 72 ekipmanın şu an itibarıyla 52'sini yerlileştirmiş durumdayız. Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında bu süreci de çok yakından takip ediyoruz. Hem tasarruf etmiş oluyoruz hem de Milli Teknoloji Hamlesine AFAD açısından da katkı yapmış oluyoruz. Dron sayımızı örneğin 161'e çıkarttık. Ve bu dronlarımızda artık termal sistemler, yapay zeka sistemleri, üçlü modelleme, canlı fotoğraf alma gibi teknikleri kullanıyoruz. Haber alma yayma sistemi (HAY) ile vatandaşlarımıza afetin derecesine göre telefonlarına mesaj gönderme imkanı var ki bu seviyesine göre değişiyor; 1'inci seviye, 2'nci seviye, 3'üncü seviye veya 4'üncü seviye. Yaşadığımız afetleri unutmuyoruz. Kayıplarımızın acılarını yüreğimizde taşıyoruz. Ama bir yandan da biliyoruz ki afetlerle mücadele konusunda her geçen gün, her bir saniyemizi de değerlendirmek durumundayız. Bunu sorumlu birimler başta olmak üzere aslında bütün vatandaşlar olarak hepimizin farkındalığımızı artırmamız ve bu konuda hem vatandaş hem kurum olarak bize düşeni yaptığımızda afetler karşısında daha az tedirgin olacağımızı vurgulamak istiyoruz."
DAYANIŞMA ANLAYIŞINI GÖRDÜK
Pehlivan, deprem felaketinde dönemin Mersin Valisi olarak Hatay'da görevlendirildiğini söyleyerek, "Tabii o anda yaşadıklarımızı, gördüklerimizi tarif etmek kelimelerle pek belki mümkün değil. Ama şunu söylemek isterim. Aklıma merhum milli şairimiz Mehmet Akif'in Çanakkale'yi tasvir ederken anlamlı dizeleri vardır; 'Mahşer mi hakikat mahşer' şeklinde. Orada tabii yıkılan binalar arasında işte insanlar, bir yandan arama kurma çalışmaları imkanlar dahilinde. O gün tabii hem kaymakamımızla hem belediye başkanımızla hem de oradaki insanlarla buluşma anını hiç unutamıyorum. Biz ilk saatlerde oraya ulaştık. Ve o gözlerindeki hem bir yandan bir umut, bir beklenti, hem de tabii bizim ekiplerle beraber gitmiş olmanın hani bir dayanışma anlayışının oluşmasının o buruk yansımaları unutulamayacak şeylerdi. Orada zor durumda olan vatandaşlarımızın eline omuzunuzu koymak veya olan imkanları paylaşmak gerçekten farklı bir duygu. Ki başta Sayın Cumhurbaşkanımız, sayın bakanlarımız, mülki idare amirlerimiz, güvenlik birimlerinden psikososyal destek ekiplerine kadar herkes sahadaydı. Yani onun içerisinde yer almış olmak insanın vicdanında aslında bir nebze olsun bahtiyar kılıyor. Keşke kayıplarımız olmasaydı hiç yaşanmasaydı. Ama sonrasında ortaya konulan o dayanışma anlayışı, bizim medeniyet değerlerimizden, inanç değerlerimizden gelen yardımlaşma, dayanışma anlayışının tezahürünü görmek de bizi tabii geleceğe yönelik olarak daha dirençli, daha güçlü kılacağını da orada müşahede etmiş olduk" diye konuştu.