Amerika Birleşik Devletleri'nde yürütme organı ile en üst yargı mercii arasında uzun süredir devam eden anayasal yorum farklılığı, tarihi bir kararla sonuçlandı. ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump liderliğindeki federal hükümet tarafından yürürlüğe konulan ve doğum yoluyla kazanılan vatandaşlık haklarına belirli idari sınırlamalar getirmeyi amaçlayan başkanlık kararnamesini anayasaya uygun bulmayarak geçersiz kıldı. Kararın ardından Beyaz Saray ve parlamento kanadında yeni yasal düzenleme arayışları hız kazandı.
6'ya Karşı 3 Oyla Anayasal Yorum Öne Çıktı
Ülkenin en üst düzey yargı organında görev yapan dokuz yargıç, federal hükümetin göçmenlik ve vize politikaları kapsamında sunduğu kısıtlama talebini masaya yatırdı. Yüksek Mahkeme yargıçları, 6'ya karşı 3 oyla mevcut anayasal kazanımların ve doğumla vatandaşlık hakkının korunması yönünde görüş bildirdi. Bu karar, yürütmenin mevcut dönemdeki en önemli idari tasarruflarından birinin yargı denetimine takılması olarak yorumlandı. Başyargıç John Roberts tarafından kaleme alınan resmi gerekçeli kararda, ABD sınırları içerisinde geçici statüde veya farklı idari konumlarda bulunan kişilerin ülkede dünyaya gelen çocuklarının, mevcut anayasa maddeleri uyarınca "doğum anından itibaren vatandaşlık hakkına sahip oldukları" açıkça ifade edildi.
Başyargıç Roberts, ABD Anayasası’nın 14. Değişikliği’nin tarihsel süreçte bireysel hakların genişletilmesi ve toplumda eşit temsilin sağlanması amacıyla kabul edildiğini belirterek, bu sözün ülke topraklarında doğan her birey için geçerliliğini koruduğunu vurguladı.
Beyaz Saray'dan Tepki: Çözüm Yeri Kongre'dir
Kararın kamuoyuna duyurulmasının ardından Başkan Donald Trump, sosyal medya kanalları üzerinden kurumsal ve siyasi bir değerlendirme yayımladı. Yargının kararını anayasa maddelerinin yanlış yorumlanması olarak nitelendiren Trump, şu açıklamada bulundu: "Gelişen bu durum, ülkemizin idari yapısı açısından son derece düşündürücüdür. Ancak bu hukuki süreçte de görüldüğü üzere, konuyu Kongre çatısı altında çıkarılacak kapsamlı bir yasal düzenlemeyle kolaylıkla çözüme kavuşturabiliriz. Uzun ve bürokratik bir anayasa değişikliği sürecine ihtiyaç yoktur. Yasama organı, ülkemiz için maliyetli olan bu uygulamanın standartlarını yeniden belirlemek adına çalışmalarına derhal başlamalıdır. Kendilerine kurumsal olarak tam destek vereceğim."
Başkan Trump ayrıca, uluslararası ticaret ve küresel dengelere atıfta bulunarak, mahkemenin bu yorumunun küresel ölçekte diğer büyük ekonomilerin lojistik ve demografik süreçlerine dolaylı olarak katkı sunabileceğini iddia eden ironik bir mesaj da paylaştı. Federal mahkemenin bu bağlayıcı hükmünün ardından gözler, cumhuriyetçi ve demokrat vekillerin parlamentoda nasıl bir yasal mevzuat çalışması yürüteceğine çevrildi.