Orta Doğu coğrafyasını topyekün bir bölgesel savaşın eşiğine getiren aylarca süren askeri ve diplomatik gerilimlerin ardından, küresel güç dengelerini yerinden oynatacak tarihi bir gizli diplomasi zaferi gün yüzüne çıktı. Birleşik Arap Emirlikleri merkezli yayın organı Al-Arabiya, Amerika Birleşik Devletleri ile İran İslam Cumhuriyeti arasında 19 Haziran 2026 Cuma günü İsviçre'de resmi olarak imzalanması beklenen 14 maddelik gizli mutabakat zaptını sızdırdı. Savaş takvimlerinin askıya alınmasından nükleer programların dondurulmasına, uluslararası yaptırımların sıfırlanmasından küresel enerji piyasalarını rahatlatacak devasa ekonomi hamlelerine kadar uzanan bu tarihi metin, bölgede resmi olarak yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Lübnan Dahil Tüm Cephelerde Silahlar Susuyor
Sızdırılan mutabakat metninin en öncelikli maddesi, Orta Doğu'daki tüm vekalet savaşlarını ve sıcak çatışma koordinatlarını doğrudan ve kalıcı olarak bitirmeyi taahhüt ediyor. İki devlet, metnin imzalanmasıyla birlikte müttefiklerini de kapsayacak şekilde Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonları durduracaklarını deklare ediyor. Taraflar, birbirlerinin toprak bütünlüğüne saygı göstererek iç işlerine müdahale etmekten ve karşılıklı güç tehdidinde bulunmaktan kaçınacaklarını garanti altına alıyor.
Basra Körfezi Açılıyor, Deniz Ablukası Kalkıyor
Kriz süresince küresel lojistik ve enerji koridorlarında yaşanan tıkanıklığı aşmak adına, deniz ticaret yollarının güvenliğine yönelik çok radikal operasyonel maddeler metinde yer buldu:
-
Mutabakatın imzalanmasının hemen ardından Washington yönetimi, İran üzerindeki deniz ablukasını tamamen kaldıracak. En fazla 30 gün içinde gemi trafiği, kriz öncesi hacmine ve tam kapasitesine geri döndürülecek. Ayrıca ABD, nihai anlaşmayı takip eden 30 gün içinde çevre bölgelerdeki askeri gücünü geri çekecek.
-
İran, teknik engellerin giderilmesi ve Basra Körfezi'ndeki deniz mayınlarının temizlenmesi sürecini dikkate alarak; Basra Körfezi'nden Umman Denizi'ne çift taraflı ticari gemi seferlerinin 30 gün içinde savaş öncesi seviyeye ulaşmasını sağlayacak adımları derhal atacak.
İran'a Rekor Finansman: 300 Milyar Dolar Garantisi Ve Yaptırımların Sonu
Metnin ekonomi ve finans dünyasında şok etkisi yaratan bölümlerinde ise İran ekonomisinin yeniden rehabilite edilmesi amacıyla rekor bir bütçe ve muafiyet paketi deklare edildi:
Amerika Birleşik Devletleri, bölgesel ortaklarıyla iş birliği içinde İran’ın ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık devasa bir finansman garantisi sunmayı taahhüt ediyor. Ayrıca, nihai anlaşma takvimine kadar geçecek süreçte ABD Hazine Bakanlığı; İran ham petrolü, petrokimya ürünleri ve türevlerinin ihracatı ile bankacılık, sigorta ve ulaşım sektörleri için derhal uluslararası muafiyet lisansları tanımlayacak. İran’ın dünya genelinde dondurulmuş veya kısıtlanmış tüm finansal varlıkları ve fonları tamamen İran Merkez Bankası'nın kullanımına açılacak.
Buna karşılık olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kararları dahil olmak üzere, İran'a yönelik uygulanmakta olan birincil ve ikincil tüm tek taraflı ABD yaptırımları tamamen sonlandırılacak.
Nükleer Silah Resti Ve BM Güvencesi
Nükleer programın geleceğine ilişkin belirsizlikler de mutabakat zaptı kapsamında geçici bir statüko formülüne bağlandı. İran İslam Cumhuriyeti, askeri düzeyde kesinlikle nükleer silah üretmeyeceğini uluslararası topluma karşı bir kez daha teyit etti. Müzakerelerin yürütüleceği en fazla 60 günlük süre boyunca taraflar mevcut askeri ve teknolojik statükoyu koruyacak; yani İran zenginleştirilmiş malzeme hacmini artırmayacak, ABD ise yeni bir yaptırım uygulamayarak bölgedeki askeri yığınağına son verecek. İmzalanacak olan nihai ve kapsamlı anlaşma metni, sürecin uluslararası hukuki meşruiyet kazanması amacıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bağlayıcı bir kararı ile resmi olarak onaylanarak yürürlüğe girecek.