DÜNYA

ABD Büyükelçisinden Trump'a Şok Meydan Okuma

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, "Ben olmasam İsrail olmazdı" diyen Başkanı Trump'a meydan okuyarak, "İsrail olmasaydı Amerika olmazdı" çıkışını yaptı.

Abone Ol

Küresel diplomaside ABD ile İran arasında 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacak mutabakat zaptı öncesinde sular durulmazken, Washington yönetiminin kendi içinde de benzeri görülmemiş bir "eksen ve hiyerarşi" çatışması patlak verdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın, müttefiki İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yönelik bölgesel politikalarda "daha sorumlu davranma" uyarısı ve ABD'nin koruyucu rolünü hatırlatan ifadeleri, kendi atadığı Büyükelçi Mike Huckabee tarafından sert bir dille eleştirildi. Kendisini açıkça "Hristiyan Siyonist" olarak nitelendiren Huckabee, diplomatik sınırları ve devlet hiyerarşisini altüst eden bir çıkışa imza attı.

Batı Şeria'daki Konferansta Gündem Sarsan Çıkış

Filistin topraklarında yasa dışı yerleşim faaliyetlerini destekleyen ve gasbedilen arazilere yakınlığıyla bilinen İsrail merkezli Kanal 7 televizyonunun haberine göre kriz, işgal altındaki Batı Şeria'da düzenlenen uluslararası bir konferansta yaşandı. Kürsüye çıkan ABD Büyükelçisi Mike Huckabee, Beyaz Saray'ın resmi dış politika çizgisinin dışına çıkarak kendi başkanı Donald Trump'ın G7 Liderler Zirvesi'ndeki sözlerini doğrudan hedef aldı: Huckabee, diplomatik misyonunun sadece İsrail topraklarında ABD çıkarlarını korumak olmadığını savundu. Büyükelçi, kendi ülkesindeki Amerikan vatandaşlarına da İsrail'in ABD için ne kadar vazgeçilmez ve hayati bir öneme sahip olduğunu anlatmayı bir ödev olarak gördüğünü belirtti. İki ülkenin teolojik ve tarihsel bir ortak mirası paylaştığını iddia eden Büyükelçi, Trump’ın kurumsal ağırlığına meydan okuyarak, "İsrail olmasaydı, bugün Amerika Birleşik Devletleri de var olamazdı. Bizler küresel ve tarihsel varlığımızı, tam olarak bu kutsal topraklarda yaşanan derin geçmişe borçluyuz" şeklinde konuştu.

Trump Evian'da Ne Demişti

Büyükelçi Huckabee'nin kendi yönetimine bayrak açmasına neden olan süreç, ABD Başkanı Donald Trump’ın G7 Zirvesi için bulunduğu Fransa’nın Evian-les-Bains kentindeki diplomatik temaslarıyla başlamıştı. Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile gerçekleştirdiği kritik ikili zirvenin ardından uluslararası basın mensuplarının karşısına çıkan Trump, Orta Doğu’daki güç dengelerine dair şu çarpıcı ve net ifadeleri kullanmıştı:

"Açık konuşmak gerekirse biz olmasak, Amerika Birleşik Devletleri arkalarında durmasa bugün İsrail diye bir yapı ortada kalmazdı. Özellikle ben olmasam İsrail çoktan haritadan silinmişti; çünkü modern tarihte hiçbir Amerikan başkanı benim İsrail için yaptıklarımı yapmaya, bu riskleri almaya istekli olmadı. Dostum Bibi (Binyamin Netanyahu) ile harika, kusursuz bir ilişkim var; ancak artık bu bir gerçek ki Bibi, Lübnan sınır hattı ve bölgesel askeri adımlar konusunda çok daha dengeli, dikkatli ve sorumlu davranmak zorunda."

Diplomatik kaynaklar, bir büyükelçinin görev yaptığı ülkede kendi devlet başkanının dış politika vizyonunu ve hiyerarşisini bu derece açık bir dille eleştirmesinin Washington bürokrasisinde ciddi bir kriz doğuracağını ve Huckabee'nin merkeze geri çağrılabileceğini öngörüyor.