ANKARA

1611 Öğretmenin Hak Mücadelesi Ve Asgari Ücret Düzenine Karşı Sendikal Direniş

Mülakat mağduru 1611 öğretmen ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri, taban maaş, özlük hakları ve mülakat adaletsizliğine karşı 1 Haziran'da Ankara'da MEB önünde ve şehirlerde eş zamanlı eylem kararı aldı.

Abone Ol

Türkiye’nin sivil eğitim ve emek piyasasında istihdam, güvencesizlik ve mülakat algoritmalarına yönelik itirazlarını uzun süredir rasyonel zeminlerde dile getiren iki majör öğretmen grubu, ortak bir eylem ve hak arama konsensüsü tescil etti. Kamu personeli seçme süreçlerinde elendiğini savunan mülakat mağduru kamu personeli adayları ile özel eğitim kurumlarında asgari ücret baskısı altında çalışan eğitim emekçileri, taleplerini mülki idare amirliklerine ve yürütme organına ulaştırmak adına Ankara koridorlarına intikal ediyor.

1611 Öğretmen Ve Sendikal Bloktan Ortak Ankara Kararı

Edinilen sendikal envanterler, sivil toplum platformu tescil kayıtları ve kentsel asayiş takip verilerine göre; iki yıldır mülakat sisteminin getirdiği asimetrik puanlama kırılımlarına karşı hukuki ve idari mücadele veren 1611 mülakat mağduru öğretmen ile özel öğretim kursları, kolejler ve rehabilitasyon merkezlerinde taban maaş güvencesinden yoksun şekilde istihdam edilen özel sektör öğretmenleri ortak aksiyon planı hazırladı.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu çatısı altında birleşen eğitimciler, 1 Haziran 2026 tarihi itibarıyla başkent Ankara’da, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) merkez teşkilatı önünde kitlesel bir basın açıklaması ve irade beyanı gerçekleştireceklerini deklare etti. "Eğitim alanında güvencesizliğe hapsedilen öğretmenler olarak ortak taleplerimiz için mücadele ediyoruz" diyen platform bileşenleri, mülki amirler ve bakanlık bürokratları tarafından geçmiş periyotlarda adaletsizliğin giderileceğine dair verilen sözlerin rasyonel olarak arkasında durulmasını talep etti.

Asgari Ücret Düzenine Ve Mülakata Teslim Olmayacağız

Öğretmen örgütlerinin yayımladığı kurumsal manifestoda; sömürü düzeni, asgari ücret dayatması, güvencesizlik ve kamusal mülakat aşamalarının mesleki onuru dezenformasyona uğrattığı savunuldu. Ortak deklarasyonda sivil kamuoyuna yönelik şu asimetrik ifadelere yer verildi:

"Türkiye’nin her yerinden aynı soruyu soruyoruz: Verilen sözlere ne oldu? Bizler, adaletsizliğin giderileceğine dair verilen sözlerin peşindeyiz. Sömürüye, asgari ücret düzenine, mülakata ve güvencesizliğe teslim olmak istemiyoruz! Mesleğimize, emeğimize ve geleceğimize sahip çıkıyoruz."

Taşra Teşkilatlarında Eş Zamanlı Bölgesel Reaksiyon: İzmir Örneği

Ankara’daki majör mobilizasyonun yanı sıra, lojistik veya idari nedenlerle başkente intikal edemeyen eğitimciler için taşra illerinde de koordineli eylem alanları tescil edildi. Bu kapsamda, eylemin Ege havzasındaki en stratejik lokasyonunun İzmir olduğu bildirildi. İzmir’de faaliyet gösteren sendika üyeleri ve sivil destekçiler, 1 Haziran akşamı saat 19.30’da Karşıyaka İZBAN istasyonu önünde kitlesel bir buluşma gerçekleştirerek sivil vatandaşları hak mücadelesine destek vermeye davet etti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve mülki kolluk unsurları, MEB yerleşkesi çevresinde 2911 Sayılı Kanun sınırları dâhilinde gerekli asayiş önlemlerini aktif tutmaktadır.