Orta Doğu'da nükseden bölgesel gerilimlerin gölgesinde, İsrail iç siyasetindeki liderlik tartışmaları, anayasal reform talepleri ve transatlantik müttefiklik algıları küresel kamuoyu araştırma merkezlerinin dökümlerine yansımaya devam ediyor. İsrail Demokrasi Enstitüsü (IDI) tarafından gerçekleştirilen en güncel sosyo-politik kamuoyu araştırması, İsrail seçmen eğilimlerinde radikal bir değişimin yaşandığını tescilledi. Ülkenin en uzun süre görev yapan Başbakanı unvanına sahip Binyamin Netanyahu’nun, en geç 27 Ekim 2026 tarihine kadar icra edilmesi planlanan genel seçimlerdeki adaylık statüsü halk nezdinde zemin kaybetti. Ankete katılan vatandaşların yüzde 61’i, Netanyahu'nun yeniden başbakanlık yarışına katılmaması gerektiği yönünde kurumsal irade beyan ederken; yürütmenin başı için "iki dönem seçilme sınırı" getirilmesini öngören anayasal reform talebi ilk kez sağ, merkez ve sol kanat seçmen grupları arasında ortak mutabakat noktası haline geldi.
Anketin Teknik Metodolojisi Ve Zaman Kapsamı
Kamuoyu araştırması, saha ekipleri ve dijital veri havuzları vasıtasıyla 31 Mayıs - 5 Haziran 2026 tarihleri arasında dikey örneklem metoduyla icra edildi. Çalışma, farklı sosyo-ekonomik ve etnik kökenlerden gelen 750'den fazla aktif katılımcı ile tamamlandı. Araştırmanın bilimsel matematiksel hata payı rasyosu yüzde +/- 3,57 olarak resmi dökümlere işlendi.
Siyasi Gelecek Ve Dönem Sınırı Reform Talebi
İsrail vatandaşlarının tam yüzde 61’lik bir çoğunluğu, Netanyahu’nun bir kez daha yürütmenin liderliğine talip olmasını rasyonel bulmadığını ve yarıştan çekilmesi gerektiğini savundu. Katılımcıların yüzde 61'i, gelecekte başbakanlık makamına gelecek figürlerin görev sürelerinin "en fazla iki dönem" ile sınırlandırılmasını yasal bir kural haline getiren anayasal düzenlemeyi desteklediğini bildirdi. Bu talebin, İsrail siyasi spektrumundaki sol, merkez ve milliyetçi sağ blok seçmenlerinin tamamında dikey kabul görmesi sosyolojik bir ilk olarak yorumlandı.
Trump’ın Güvenlik Önceliği Algısında Radikal Gerileme
Anketin dış politika ve savunma doktrinlerini ilgilendiren en stratejik bölümü, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İsrail’in ulusal güvenliğine verdiği durumsal destek algısındaki dikey düşüş oldu.
Bölgesel Gelişmelerin İç Siyasete Yansıma Analizi
Uluslararası ilişkiler uzmanları, ABD Başkanı Trump’ın son dönemde Hürmüz Boğazı’nda nükseden helikopter hadisesine ve Basra Körfezi'ndeki ikmal lojistiğine yoğunlaşmasının, İsrail kamuoyunda "Washington’ın öncelikleri değişiyor" algısını tetiklediğini tahlil etmektedir. Netanyahu hükümetinin savunma stratejisini tamamen transatlantik askeri yardımlara dayandırmış olması, halk nezdinde alternatif bölgesel güvenlik mimarilerinin tartışılmasına yol açıyor.





