Güney Kafkasya jeopolitiğinde sürdürülebilir istikrarın tesisi, sınır hatlarının güvenliği ve bölgesel ekonomik koridorların aktif hale getirilmesi amacıyla yürütülen makro düzeydeki kurumsal diplomasi trafiği, İstanbul ev sahipliğinde kritik bir zirveye sahne oldu. Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan Dışişleri Bakanları Üçlü Toplantısı, bölge devletlerinin yüksek kurumsal katılımıyla İstanbul'da icra edildi. Oturumların tamamlanmasının ardından düzenlenen resmi basın toplantısında stratejik açıklamalarda bulunan Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’nın Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin normalleşme adımlarına tam destek verdiğini belirtti. Fidan, iki devlet arasında uzun vadeli barış mutabakatının ivedilikle imzalanması yönündeki kurumsal beklentiyi vurgularken, Türkiye'nin tüm adımları Bakü yönetimiyle tam koordinasyon halinde tasarladığını ilan etti.
İstanbul Üçlü Bakanlar Zirvesinin Operasyonel Muhtevası
Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan dışişleri bakanlıklarının periyodik olarak yürüttüğü bu kurumsal istişare mekanizması, Güney Kafkasya'da güvenlik ve ekonomik iş birliğinin anayasal yasal zeminini oluşturmaktadır. Bakan Hakan Fidan, Ermenistan ile Azerbaycan arasında yürütülen sınır belirleme çalışmaları ve barış antlaşması müzakerelerine değinerek, taslak metnin en kısa sürede, herhangi bir takvimsel gecikmeye mahal verilmeksizin taraflarca imzalanmasının bölge ekonomisi için hayati önem taşıdığını kaydetti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin Güney Kafkasya barış mimarisindeki yapıcı rolünü şu kurumsal ifadelerle kamuoyuna sundu:
"Türkiye Cumhuriyeti olarak Güney Kafkasya'da kalıcı, adil ve sürdürülebilir bir barış nizamının kurulması adına diplomatik ve lojistik tüm imkanlarımızı seferber etmeye kararlıyız. Sahadaki mevcut aktörlerin gösterdiği siyasi irade rasyosu, bölgenin makro kalkınması için açık bir fırsat penceresi meydana getirmiştir. Bu bağlamda, Azerbaycan ile tam bir koordinasyon ve stratejik istişare içinde Ermenistan ile olan doğrudan diyalog sürecimizi de rasyonel zeminde sürdürmekteyiz. Son dört yıllık takvimde iki ülke ilişkilerinin normalleşme parametrelerinde önemli yasal ve fiili aşamalar kaydedilmiştir. Hedefimiz, Ermenistan ile Azerbaycan arasında kapsamlı bir barış anlaşmasının ertelenmeden tescil edilmesidir."




